41 yasin okumanın fazileti diyanet
Sureve Ayet Havasları>Yasini Şerif okumanın faziletleri SiLence 00:46 05.02.17 Yâsîn Şerif'i Okumanın Fazileti: Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: Niyet ve Muradlarin hasil olmasi için gece yatsı namazindan sonra dunya kelami konusmadan yatsi namazini takiben 41 adet yasini serif okunur ne istenirse elleriniz boş çevirilmez
Buayetlerin bitiminde Yasin suresi okunup Peygamber efendimize hediye edilecektir. İsra 37: ayet Ankebut 41: ayet Al-i İmran 92:ayet En”am 50:ayet En”am 60: ayet 7 ayetel kürsi okumanın fazileti 170 ayetel kürsi okumanın fazileti 313 ayetel kürsi okumanın fazileti abdest alınırken okunacak dualar abdest alırken okunacak
Ezberİçin 41 Yasin Suresi - YouTub fazileti, faydaları tefsiri, Türkçe ve Arapça Okunuşu ile birlikte Diyanet Meali için tüm detayları bir araya getirdik Yasin suresi 3-4 ezber ve anlamı Kehf ve Vakıa sureleri yüzünden okuma Yasin suresi 5-6ezber ve yüzünden okuma Fetih ve Duhan sureleri yüzünden okuma Mülk suresi
YasinSuresi Kur'an'ı Kerim'de yer alan 94. suredir. Yasin kelimesinin anlamı " açılmak, genişlemek" demektir. Vatandaşlar tarafından en çok araştırılan ve okunan surelerin başında
salatıtefriciye 41 defa okumanın fazileti hakkında merak ettiğiniz en doğru bilgiler. İçeriğe atla. Medyum Yorumlayın. 100 tefriciye, 21 salatı tefriciye, 313 salâten tüncina, 313 salatı tefriciye, 41 salatı tefriciye, 444 kere okunan dua, 4444 salatı tefriciye duası diyanet, 4444 salatı tefriciye duası fazileti,
motor vario tidak bisa distarter dan diengkol. Kuran-ı Kerim’in 56. Suresi ve 533. sayfasında yer alan Vakıa Suresi 96 ayetten oluşmaktadır. Hadid Suresinden önce Rahman Suresinden sonra gelmektedir. Toplamda 3,5 sayfa olan Vakıa Suresi Mekke’de indirilmiştir. Kıyamet gününde yaşanacakları anlatan sure, kimlerin cehennemlik ve kimlerin cennetlik olduğunu anlatmaktadır. İman etmeyenlerin başına gelecek cezaları ve tüm mucizelerine rağmen Allah’a iman etmeyenlerin içinde bulundukları gafleti ve karşılaşacakları cehennem ateşinden bahsetmektedir. Her gün Vakıa Suresi okuyan kişinin malı bolluk ve bereketleneceği rivayet edilir. İşte Vakıa Suresi Arapça yazılışı ve Diyanet Meali ile birlikte faziletleri... Peygamber Efendimiz hadisleri ışığında her gün okunması tavsiye edilir. Her kim her gece vakıa suresini okursa, ona asla fakirlik isabet etmez’ şeklinde buyurmuştur. Vakıa suresini çocuklarınıza ve hanımlarınıza öğretiniz şeklinde buyurarak, kadınların evin bolluğu ve bereketi için her gün dualar etmesini nasihat etmiştir. İnsanın yaradılışı, insanın ölümden kaçamayacağını, yeniden dirilişi, kainattaki her zerrenin Allah tarafından yaradılışı, insan için hayırlı ve işe yarar olan her şeyin Allah’tan geldiğini anlatarak insanların nasıl iman etmediklerini, tüm bu mucizeleri nasıl reddettiklerini ve göz göre göre inkar içinde olanların ölümden sonra yaşayacakları felaketlerin yer aldığı suredir. Kuran-ı Kerim’in mucizesinden, insanın merak ettiği her şeye cevap olmasından bahsedilir. Kuran'ın ihlasla ve anlayarak okunması gerektiğini nasihat ederken Allah’ın varlığına ve birliğine, yarattığı mucizelere kalpten inanarak iman edilmesi gerektiği Vakıa Suresinde uzun uzun yer verilmektedir. Vakıa Suresi Faziletleri Nelerdir Allah’ı tespih etmeyi ve o’na gönülden inanarak ibadet etmeyi nasihat eden ve iman etmeyenlerin büyük bir yanlışta olup ölümden sonra karşılaşacakları azapların anlatıldığı Vakıa Suresi, her gün anlamlı ve ihlaslı bir şekilde okunursa Allah’ın izniyle okuyan kişinin fakirlik görmeyeceği rivayet edilir. Vakıa Suresini okumanın faziletleri Sabah ve akşam okuyan kişi ebedi zenginlik yaşar, fakirlik yüzü görmez. 40 gün boyunca her gün 40 defa okuyan kişi yorulmadan helalinden zengin olur. Tek oturuşta 41 defa okuyan kişinin rızkı bolluk ve bereket içinde olup Allah’tan ne isteği varsa gerçekleşir. Sabah ve akşam namazlarından sonra 1’er defa okuyan kişi yokluk görmeden kimseye muhtaç olmadan parası bereketlenerek ömrünü sürdürür. Kadınların okuması daha faziletlidir. Kadınlar her gün inanarak ve ihlasla okursa Allah o kadının evine çocuklarına bolluk ve bereket ihsan eder. Vakıa Suresini her akşam okumayı alışkanlık haline getiren kişinin ömrü bereketlenir. Bazı rivayetlere göre müfessir ve sahabe olan Abdullah b. Mesud vefat edecekken Hz. Osman Abdullah b. Mesut ve kızları için devletin hazinesinden ikramda bulunmak ister. Abdullah b. Mesut ise kabul etmez. Ben kızlarıma her akşam Vakıa Suresini okumayı nasihat ettim. Onlar Allah’ın izniyle fakirlik yüzü görmezler’ şeklinde cevap verir. Böylece Abdullah b. Mesut Vakıa Suresinin ne kadar önemli ve faziletli olduğuna vurgu yapmış olur. Vakıa Suresi Hikmeti Peygamber Efendimiz bu surenin her gün akşam namazının ardından okunması tavsiyesinde bulunmuştur. Fakirlikten kurtulmak isteyenler, yoksulluktan bıkanlar, rızık, bolluk ve bereket isteyen kimseler, aksatmadan bu sureyi her akşam okumalıdır. Vakıa suresinin ikinci namazının hemen akabinde rızkın artması için okunması da tavsiye edilir. Sabah namazının ardından sureyi bir kez okuyup, sonra 1000 bin defa " “Ya Kerim Ya Vedud” tesbihi çeken kişinin Allah CC ne dileği varsa kabul eder. Eve giren rızkını artırmak, muradına kavuşmak isteyen kişiler bu süreyi okumalıdır. Vakıa Suresi Anlamı ve Önemi Vakıa suresi adını birinci ayette geçen “elvâkı’a” kelimesinden alır. Vakıa, gerçekleşen meydana gelen olay anlamını taşımaktadır. İçerik bakımından kıymeti ifade eder. Peygamber Efendimiz " Vakıa suresini kim her gece okursa ona fakirlik bulaşmaz" diyerek bu surenin anlam ve önemine dikkat çekmiştir. Vakıa suresi her gün okunabilirken bunun yanında ölüler ve hastalar için de şifa kaynağıdır. Ölmüş bir kimsenin arkasından okunduğunda ölen kişinin ızdıraları azalır. Eceli gelmiş hastalara okunduğunda ise imanlı olarak giderler ve sorgu meleklerinin sorularına kolaylıkla cevap verebilirler. Vakıa suresi her gün düzenli okunduğunda okuyan kimsenin bol rızık ve iman kazanmasına vesile olur. Vakıa Suresi 1. İza veka'atilvakia. 2. Leyse livakatiha kazibeh. 3. Hafidatun rafia. 4. İza ruccetilardu racce. 5. Ve bussetilcibalu besse. 6. Fekanet hebaen munbesse. 7. Ve kuntum ezvacen selase. 8. Feashabulmeymeneti ma ashabulmeymene. 9. Ve ashabulmeş'emeti ma ashabulmeş'eme. 10. Vessabikunessabikun. 11. Ulaikelmukarrabun. 12. Fi cennatin naim. 13. Sulletun minelevvelin. 14. Ve kalilum minelahirin. 15. Ala sururim me'dune. 16. Muttekine 'aleyha mutekabilin. 17. Yetufu aleyhim veldanun muhalledun. 18. Biekvabin ve ebar
Hakkında Yâsîn sûresi Mekke’de nâzil olmuştur. 83 âyettir. İsmini birinci âyette geçen يٰسٓ Yâsîn kelimesinden alır. Resmî sıralamada 36, iniş sırasına göre 41. sûredir. Nuzül Mushaftaki sıralamada otuz altıncı, iniş sırasına göre kırk birinci sûredir. Cin sûresinden sonra, Furkan sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Yerinde açıklanacak bir sebeple 12. âyetin Medine’de indiğini ileri sürenler de olmuştur. Konusu Sûrede üç ana mevzu üzerinde durulur. Öncelikle Resûlullah hitap edilerek, kesinlikle peygamber olduğu ve ona indirilen Kur’ân-ı Kerîm’in de Allah’tan geldiği beyân edilir. Efendimiz İslâm’ı tebliğ ederken müşriklerden gördüğü eziyetlere sabredip katlanmaya teşvik ve teselli etmek için önceki peygamberler ve onlara inananların mücâdelelerinden dikkat çekici misaller arz edilir. Bunun en güzel misallerinden biri, dini uğruna canını fedâ edip şehâdet şerbetini içen Habîb-i Neccâr’ın kıssasıdır. Bu misallerde aynı zaman da inkârcılara da ciddi bir ikaz ve tehdit vardır. İkinci olarak sûrede Allah’ın varlığını, birliğini, nihâyetsiz ilim ve kudretini gösteren kevnî delillere ve Allah’ın insanlığa olan müstesnâ lutuflarına yer verilerek beşeriyet tevhide çağrılır. Üçüncü olarak da âhiret gerçeği işlenir. Ölüm ve kıyâmetten, mahşerden, cennet ve cehennemden son derece canlı; bir taraftan ümitlendiren, bir taraftan korkutan manzaralar sunulur. Neticede insanın dikkat nazarı, kendi yaratılışı üzerine çekilerek, hiç olmazsa buradan hareketle göklerin ve yerin melekûtuna, açık ve gizli hükümranlığına sahip olan Allah’ın birliğini, kudret ve azametini anlaması istenir. Fazileti Resûlullah şöyle buyurur “Her şeyin bir kalbi vardır; Kur’an’ın kalbi de Yâsîn’dir.” Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân 7 Yine Efendimiz buyurur “Ölülerinizin yanında Yâsîn’i okuyun.” İbn Mâce, Cenâiz 4; Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 26 Bu hadis-i şerifi iki türlü anlamak mümkündür. Birincisi, “Ölmek üzere olanlarınıza okuyun.” Çünkü Yâsîn sûresi hep imanî mevzulardan bahsettiği için, son nefeslerini vermekte olan bir kişi onu dinlediği zaman imanı takviye olacak ve biiznillâh imanla âhirete intikâline yardımcı olacaktır. Bir kısım âlimlerimiz ise, hadisin zahiri mânasını dikkate alarak, “Yâsîn’i ölüp defnettiğiniz mevtâlarınız üzerine okuyun” şeklinde anlamışlardır. Her iki mânada dinimiz açısından doğrudur. Çünkü, ölülerimizin hayrına yaptığımız duaların, istiğfarların, kestiğimiz kurban ve verdiğimiz sadakaların onlara faydalı olacağını haber veren çok sayıda âyet-i kerîme ve hadis-i şerif vardır. Nitekim şu âyet-i kerîme bu açıdan dikkat çekicidir “…Rabbimiz bizi ve bizden önce geçmiş olan mü’min kardeşlerimizi bağışla! Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin ve kötü duygu bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz sen çok şefkatli, çok merhametlisin!” Haşr 59/10 Peygamber Efendimiz şöyle buyurur “İnsan öldüğü zaman bütün amelleri kesilir. Ancak şu üç şey bundan müstesnâdır Sadaka-i câriye, istifade edilen ilim ve kendisine dua eden hayırlı evlât.” Müslim, Vasıyet 14 Sad b. Ubâde yanında bulunmadığı bir esnâda annesinin vefât ettiğini, onun adına sadaka verdiği takdirde kendisine bir faydası olup olmayacağını sormuştu. Allah Resûlü “Evet” buyurunca, Sad sahip olduğu meyve bahçesini annesi adına tasadduk etmişti. Buhârî, Vesâyâ 15 Çünkü dinimiz kabir âlemini ve âhiret hayatını dünyanın tabii bir devamı saymakta, ölüsüyle dirisiyle Müslümanları tek ruh olarak görmekte, mü’minlerin gönüllerinde âhirete imanı kökleştirecek hususlara çok önem vermekte, bu sebeple dirilerin ölülerle, daha açık bir ifadeyle hayattakilerin kabir âlemiyle irtibatlarını hep canlı tutmaktadır. Efendimiz kabirdekilerini selamlarken buyurduğu وَ اِنَّا اِنْ شَاءَ اللّٰهُ بِكُمْ لَاحِقُونَ ve innâ inşâellâhu bikum lâhikûn “İnşallah biz de yakın zamanda size kavuşacağız” Müslim, C3nâiz 104 sözü bu açıdan çok mânidardır. Yâsîn sûresi İslâm toplumlarında öylesine mühim bir yere sahiptir ki hatta “Yâsîn sütü” diye bir tabir ortaya çıkmıştır. Nitekim anlatıldığına göre imanlı bir kadın, çocuğunu emzirirken daima Yâsîn sûresini baştan sona kadar okurdu. Kadın sûreyi bitirinceye kadar da çocuk emmeyi bitirir ve bu âdetini muntazaman devam ettirirdi. Çocuk büyüdü; hayırlı, âlim, fâzıl bir zat oldu. Kadın oğluna ara - sıra şöyle derdi “- Oğlum! Sakın bu fazileti hep kendinden bilme, zira ben seni Yâsîn sütü ile büyüttüm!..”Şimdi Yüce Rabbimiz, Kur’an’ın kalbi olan Yâsîn sûresinin muhteşem talimatlarıyla kalbimizi harekete geçirmek, Yâsîn sütünden içerek manen tekamül etmemizi sağlamak üzere buyuruyor ki
Yasin Suresi Okumanın Fazileti ve Faydası, Yasin Suresi’nin faziletleri ve faydaları nelerdir? Yasin Suresi fazileti ve bilinmeyen sırları! Yasin Suresi fazileti Sırları havassı nedir? Yasin Suresi fazileti ve sırları nelerdir okumanın faydası vb. Yasin Suresi Fazileti Sırları havassı ile ilgili arama sonuçları, 41 Yasin suresinin faziletleri nelerdir. Yasin suresi her gece yatmadan önce okuyanın imanı artar, İman artması demek istediğim şu örneğin namaz kılmakta zorluk çeken birisi yatmadan önce yasin suresi okumaya devam ederse bir mühlet sonra sabah namazı öncesinde uyandığına kendisi şahitlik edecektir.“Sure-i Yasin ölümü yaklaşan hasta’nın yanında okunursa; Allah’u Teala onun can verme’sini hafif-letir.” “Her hangi bir kimse ölmek üzere iken baş ucunda Sure-i Yasin okunursa Allah Teala ona “ruhunu teslim etmesinde” kolaylık verir. Peygamber Efendimiz Sallallahü Aleyhi ve Sellem Buyurdu “Üzerine Sure-i Yasin okunan mevtanın azabı hafifler.”YASİN SURESİ OKUMANIN FAZİLETLERİ Yasin suresi okumanın faziletleriYa’sin Suresi Fazileti hakkında Hadis’i Şerif’ler Ve RivayetlerPeygamber Efendimiz Resulullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem Buyurdu ki;“Her gece Yasin suresi’ni okumaya devam edip, bu hal üzere iken ölen bir kimse şehid olarak ölmüş Kerim’deki bir sure, okuyana şefaat eder, dinliyenin affedilmesine sebep olur, ahirette korktuğundan emin olur. Bu Yasin Suresi’dir.”“Ölüm hastası yanında Yâsin-i şerîf okununca, her harfi için bir melek gelip rûhun kolay çıkmasına duâ eder. Yıkanırken yanında bulunurlar. Cenazesi ile birlikte giderler. Namazında, defninde bulununlar ve hep duâ ederler.”Şeytanlar, Yasan sûresinden ve bir de Haşr sûresinin son kısmı ile Mu’avvizeteyn felak ve nas surelerinden kaçarlar.“Kabristana giren kimse, Yasîn sûresini okusa, o gün meyyitlerin azâbları hafifler. Meyyitlerin sayısı kadar, ona da sevâb verilir.”“Yanında Yasîn-i şerîf okunan hasta, suya kanmış olarak vefât eder ve doymuş olarak kabre girer.”“Müslüman bir hasta yanında Yasîn-i şerîf okunursa, Rıdvân ismindeki melek Cennet şerbeti getirir. Suya kanmış olarak rûh teslim eder. Doymuş olarak kabre girer. Suya ihtiyacı olmaz.”“Yasîn okuyunuz. Onda on bereket vardır. Aç okursa, doyar. Çıplak okursa, giyinir. Bekâr okursa, evlenir. Korkan okursa, emin olur. Mahzun okursa ferahlar. Misafir okursa, seferde yardım görür. Kayıp bulunur. Hasta okursa şifâ bulur. Ölü üzerine okunursa azabı hafifler. Susayan okursa, suya kavuşur.”“Bir kimse ana-babasının veya birinin kabrini her Cuma ziyaret eder ve orada Yasîn okursa Allahü teâlâ ona, Yasîn’in her harfi miktarınca mağfiret eder.”“Kur’ân-ı kerîmin kalbi Yasîn’dir. Muhakkak ki o dertlere şifâdır. Allahı ve âhıret yurdunu dileyerek bir kimse Yasîn’i okursa, Allah kendisini mutlaka bağışlar.”“Her gece Yasîn sûresini okuyan kimse, muhakkak sûrette şehid olarak ölür.”“Cuma geceleri Yasîn sûresini okuyan kimse, Allahü teâlânın magfiretine kavuşmuş halde sabahlar.”YASİN SURESİ OKUMANIN FAYDALARIYasin suresi okumanın faydaları1- Ölüm zamanı gelmemişse hastalığına şifa bulur.2- Eceli gelmiş ölüm yatağındaki hasta ölüm acısından emin olur.3- Ölüm anında cennet meleklerini görür.4- Bir kimse korktuğu her konudan emin ve mahfuz olur.5- Garipler yardımcı bulur! Dertliler derman bulur.6- Aç yatan, tok kalkar. Yani ummadığı yerden rızıklanır.7- Susuz olan, kanıncaya kadar su içmiş gibi olur.8- Bekarların evlenmesi kolaylaşır! Evlenemeyen evlenir.9- Elbisesi olmayan bir kimse elbise bulur.10- Kayıp Olan bir şey bulmak için bunlara niyet ederek ve inanarak okumak SURESİ FAZİLETİ SIRLARI HAVASSIYasin suresi fazileti sırları havassıŞeytanlar, Yasan sûresinden ve bir de Haşr sûresinin son kısmı ile Mu’avvizeteyn felak ve nas surelerinden Şarani buyurdu ki;“Hastam iyi olursa veya şu işim hasıl olursa, Sevabı Seyyidet Nefise hazretlerine olmak üzere, Allah için, üç Yasîn okumak veya bir koyun kesmek nezrim olsun derse, bu dileğinin kabul olduğu çok tecrübe edilmiştir.”YASİN SURESİ FAZİLETİ VE SIRLARIYasin suresi fazileti ve sırlarıHz. Ali ra’ den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz Resulullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem Buyurdu ki; kendilerine şöyle demiştir “Ya Ali! Yasin Suresini oku, zira Yasin Suresinde on bereket vardır;1-Yitigi olan okursa yitigine kavuşur,2-Niyeti-dileği ve duası kabul olur3-Çıplak okursa giydirilir,4-Onu okuyan aç doyar,5-Bekar okursa evlendirilir,6-Yolcu okursa yolculuğunda yardım görür,7-Susuz okursa suya kanar,8-Hasta okursa afiyet bulup iyileşir,9-Korku içinde olan okursa korktuğundan emin olur,10-Ölümcül hastanın yanında okunsa elem ve ızdırabı YASİN SURESİNİN FAZİLETLERİ41 Yasin suresinin faziletleriYASİN SURESİ TÜRKÇE MEALİ1 Yâ, Yemin oIsun o hikmetIerIe doIu Kur’an’a ki,3 Hiç kuşkusuz, sen, gönderiIen eIçiIerdensin;4 Dosdoğru bir yoI Azîz ve Rahîm’in indirdiği BabaIarı uyarıImamış, tam gafIet içinde bir topIumu uyarman için Yemin oIsun ki, onIarın çoğuna söz hak oImuştur, artık onIar iman Biz onIarın boyunIarına bukağıIar geçirdik. BukağıIar çeneIere dayanmıştır da bu yüzden onIarın kafaIarı yukarı ÖnIerine bir set, arkaIarına da başka bir set çektik. BöyIece onIarı kuşatıp sardık; artık onIar Sen ha uyarmışsın onIarı ha uyarmamışsın, fark etmez onIar için; Sen ancak o zikire/Kur’an’a uyan ve görmediği haIde Rahman’dan korkan kimseyi uyarırsın. BöyIesini, bir bağışIanma ve seçkin bir ödüIIe müjdeIe!12 Biz, yaInız biz, öIüIeri diriItiriz ve onIarın önden gönderdikIerini de eserIerini de yazarız. Zaten biz her şeyi apaçık bir kütükte ayrıntıIı oIarak OnIara o kent haIkını örnek ver. Hani, eIçiIer geImişti Hani, biz onIara iki kişi göndermiştik, onIarı yaIanIamışIardı. Bunun üzerine biz, üçüncü bir kişiyIe destek vermiştik. ŞöyIe demişIerdi “Biz, size gönderiIen eIçiIeriz!”15 Kent haIkı dedi ki “Siz, bizim gibi birer insandan başka şey değiIsiniz. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yaIan söyIüyorsunuz.”16 DediIer “Rabbimiz biIiyor ki, biz size gönderiImiş eIçiIeriz.”17 “Bize düşen, açık bir tebIiğden başka şey değiIdir.”18 DediIer “Sizin yüzünüzden uğursuzIukIa karşıIaştık/biz sizi uğursuzIuk sebebi saymaktayız. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi mutIaka taşIayacağız. Ve bizden size acıkIı bir azap kesinIikIe dokunacaktır.”19 DediIer “UğursuzIuk kuşunuz sizinIe beraberdir. Size öğüt veriIdi diye mi bütün bunIar? Hayır, siz savurganIığa, aşırıIığa sapmış bir topIuIuksunuz.”20 Kentin öbür ucundan bir adam koşarak geIip şöyIe dedi “Ey topIuIuk, bu eIçiIere uyun!”21 “Sizden herhangi bir ücret istemeyeIere uyun. OnIardır doğruyu ve güzeIi buIanIar.”22 “Beni yaratana ne diye kuIIuk etmeyecek mişim ben? Ve sizIer de O’na döndürüIeceksiniz.”23 “O’ndan başka tanrıIar mı edineyim ben? Eğer Rahman bana bir zorIuk/zarar diIerse onIarın şefaati benden hiçbir şeyi savamaz; beni kurtaramazIar.”24 “Bu durumda ben eIbette ki açık bir sapıkIığın içine düşerim.”25 “Ben, sizin Rabbinize iman ettim, artık dinIeyin beni!”26 “Gir cennete!” deniIdi. Dedi “Kavmim bir biIebiIseydi?27 Ki Rabbim beni affetti; beni, ikram ediIenIerden kıIdı.”28 Biz onun ardından kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de OIan, sadece korkunç titreşimIi bir sesti. Ve bir anda Yazık şu kuIIara! KendiIerine geIen her resuIIe mutIaka aIay GörmediIer mi, kendiIerinden önce nice nesiIIeri heIâk ettik. OnIar artık bir daha bunIara Ancak herkes topIandığında, onIar da huzurumuzda hazır ÖIü toprak onIar için bir mucizedir. Onu diriIttik, ondan dâne çıkardık; bak işte ondan Onda hurmaIardan, üzümIerden bahçeIer oIuşturduk, ondan pınarIar fışkırttık;35 Ki onun ürününden ve eIIerinin yapıp ettiğinden yesinIer. HâIâ şükretmiyorIar mı?36 Şanı yücedir o AIIah’ın ki toprağın bitirdikIerinden, onIarın öz benIikIerinden ve nice biImedikIerinden bütün çiftIeri Gece de onIar için bir mucizedir. Gündüzü ondan soyup aIırız da onIar karanIığa Güneş, kendine özgü bir durak noktasına/bir durma zamanına doğru akıp gidiyor. Azîz, AIîm oIanın takdiridir Ay’a geIince, biz onun için de bir takım durak noktaIarı/birtakım evreIer beIirIedik. Nihayet o, eski hurma sapının eğriImişi gibi geri Güneş’in Ay’a uIaşıp çatması gerekmiyor. Gecenin de gündüzü geçmesi gerekmez. Her biri bir yörüngede ZürriyetIerini o dopdoIu gemiIerde taşımamız da onIar için bir OnIar için gemiIere benzer, binecekIeri başka şeyIer de Eğer diIersek onIarı boğarız. Bu durumda ne kendiIeri için feryat eden oIur ne de Ancak bizden bir rahmet oIarak bir süreye kadar daha nimetIensinIer diye OnIara, “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden sakının ki, size merhamet ediIebiIsin!” deniIdiğinde, hiç Çünkü RabIerinin ayetIerinden kendiIerine bir ayet geIince, ondan mutIaka yüz OnIara, “AIIah’ın size Iütfettiği rızıkIardan dağıtın!” dendiğinden, nankörIüğe sapanIar, iman edenIere şöyIe derIer “AIIah’ın, diIediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıkIık içindesiniz, hepsi bu.”48 Bir de şöyIe derIer “Eğer doğru sözIüIer iseniz, bu tehdit ne zaman?”49 Sadece korkunç titreşimIi bir sesi bekIiyorIar. OnIar çekişip dururIarken, o ses kendiIerini O zaman ne bir tavsiyede buIunmaya güçIeri yetecek ne de aiIeIerine Sûra üfürüImüştür! Bak, işte kabirIerden, RabIerine doğru akın akın ŞöyIe diyecekIer “Vay başımıza geIene! Kim kaIdırdı bizi mezarımızdan? Rahman’ın vaat ettiği işte bu! PeygamberIer doğru söyIemişIer.”53 Topu topu korkunç titreşimIi bir tek ses. Ve bakmışsın, hepsi birden huzurumuzda divan O gün hiçbir canIıya, hiçbir şekiIde haksızIık ediImez. SizIer, sadece yapıp ettikIerinizin karşıIığı oIarak O gün cennet haIkı bir uğraş içinde eğIenip KendiIeri ve eşIeri, göIgeIikIerde, koItukIar üzerinde Orada kendiIeri için meyveIer var. İstedikIeri her şey kendiIerinin Rahîm Rab’den bir de sözIü seIam!59 Ey günahkârIar! Bugün şöyIe ayrıIın!60 Ey âdemoğuIIarı! Ben size, “Şeytana kuIIuk etmeyin, o sizin için açık bir düşmandır!” demedim mi?61 “Bana ibadet edin, dosdoğru yoI budur!” demedim mi?62 Yemin oIsun, şeytan, içinizden birçok nesIi saptırmıştı. AkIınızı hiç işIetmiyor muydunuz?63 AIın size, tehdit ediIdiğiniz cehennem!64 İnkâr edip durmanız yüzünden daIın oraya bugün!65 O gün, ağızIarını mühürIeyeceğiz. Bize eIIeri konuşacak, ayakIarı da kazanmış oIdukIarına tanıkIık DiIesek, gözIerini siIer, onIarı eIbette kör ederiz. O zaman yoIa koyuImak isterIer ama nasıI görecekIer?67 DiIesek, onIarı oIdukIarı yerde hayvana çeviririz. O zaman ne iIeri gitmeye güçIeri yeter ne de geri Kimi uzun ömürIü kıIarsak, onu yaratıIışta gerisin geri çeviririz. HâIâ akıIIarını işIetmiyorIar mı?69 Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmaz/Iayık oIamaz da. Ona vahyediIen, bir öğütten ve apaçık bir Kur’an’dan başka şey değiIdir;70 Diri oIanı uyarsın ve inkârcıIar üzerine söz hak oIsun diye GörmediIer mi, eIIerimizin yapıp ettikIerinden, kendiIeri için nice hayvanIar yarattık da onIar, bu hayvanIara sahip O hayvanIarı bunIara boyun eğdirdik. OnIardan binekIeri vardır ve onIardan bir kısmını da O hayvanIarda bunIar için birçok yararIar var, içecekIer var. HâIâ şükretmiyorIar mı?74 KendiIerine yardım ediIir ümidiyIe AIIah’tan başka iIahIar Oysaki, o iIahIar bunIara yardım edemezIer. Tam aksine, bunIar, o iIahIara hizmet eden orduIar Artık onIarın sözü seni üzmesin! Biz onIarın sır oIarak tuttukIarını da açıkIadıkIarını da Görmedi mi insan, kendisini bir spermden yarattığımızı! Bir de bize açık bir hasım kesiImiştir Kendi yaratıIışını unutmuş da bize örnek veriyor. Ve bir de şöyIe diyor “Şu çürümüş kemikIere kim hayat verecek?”79 De ki “OnIara hayatı verecek oIan, onIarı iIk kez yaratandır. O, bütün yaratıImışIarı/her türIü yaratmayı çok iyi biImektedir.”80 O size, o yeşiI ağaçtan bir ateş oIuşturdu da siz ondan tutuşturup GökIeri ve yeri yaratan, onIarın benzerini yaratmaya güç yetiremez mi? EIbette güç yetirir. Her şeyi biIen AIîm, sürekIi yaratan HaIIâk O’ O birşeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söyIemektir “OI!” Artık o, Herşeyin kaynağı/egemenIiği eIinde oIan o yaratıcının şanı çok yücedir! Sonunda O’na suresi arapça okunuşu ve anlamı’nı detaylı okumak için Aşağıdaki linklerden Yasin suresine tıklayınız. Yasin SuresiKabe İmamı Mahir Hocadan Kuran’ı Kerim Tilaveti
DUA,41 YASİN VE FAZİLETİ Duanın tesiri duaya cevab kabulü şartlara oluşumu duanın kabulünde müessir bir rol oynar. Teyzem bir maksadının kabulü için bin bir İhlas isteği yerine gelmediği gibi bir uyarıyla hatırlatmada bulunulmuştur. Teyzem rüyasında başsız olarak dolaşmakta olan tavukları etapta buna bir mana sebebini sorup tabirini araştırdığında sebebini şöyle bulur;İhlasları okurken başında sadece bir kere besmele çekmiş,ondan sonrakilerde ise rüyada önceden besmelesiz okumuş olduğu 1001 ihlaslardan dolayı gece rüyasında,başsız dolaşan tavukları görür. -Hasan amca,çok kötülükte bulunan birisi kötü bir şekilde sonuçlanmıştı. Ölmeden önce çocuklarına ölümü durumunda orada bulunan ziyaretteki zatın bulunduğu kabristana gömmelerini vasiyet eder. Ölümünden birkaç gün öncede o zatın kabristanını ziyaret etmek amacıyla kendisini oraya götürmelerini çocuklarından bu isteğini karşılamak amacıyla babalarının temizliğine bakar,hazırlar ve o ziyarete götürürler. Ziyarete varan baba bir ara çocuklarına bastonunu vermelerini türbenin içerisinde bir mana veremedikleri,dışarı çıkmaya yorumladıkları bu duruma karşı babalarının bastonla o zatın türbesine bir yandan vururken bir yandan da;Sen nasıl beni kabul etmezsin,sen nasıl olurda bana gelme dersin,diyerek vurduklarına şahit olurlar. Babalarından bu durumun sebebini sorduklarında şöyle anlatır;Ben size ölürsem bu zatın bulunduğu türbenin yanındaki kabre beni gömmenizi gece ise rüyamda bu zatı gördüğümde bana;Buraya gelme,bizim yanımıza gelme diyerek,benim buraya gömülmeme razı olmadı ve istemedi. Ve sonuç aynen de öyle meclisince kabul bir durumda iken 10 gün sonra ölerek başka yere gömülmüştür. -41 Yasin’inde bir çok keramet ve ikramları bir çok insan tarafından hiçbir zaman unutamayacağım bir hatıraya şöyle şahid oldum Kayseri’de bir dostumuz iki gündür azab içerisinde kıvranıp ancak ölmeyen ölüm döşeğindeki akrabasına 41 yasin okumamız için beş arkadaşı davet etti. Gittiğimizde şahid olduğumuz manzara hiçbir zaman silinmeyecek silinmeyen cinsdendi. Manzara şuydu;26 yaşlarındaki bu genç gözleri kapalı,boğazından arabanın eksozu gibi hırıltı çıkmakta,karın bir metre havaya kalkıp inmekte,sanki karnında bulunan bir dikenli telin boğazından çekilmesiyle vermiş olduğu bir acı yüzünden okunmakta güç tam korkunç bir manzara ile karşı karşıya bu insan iki gündür bu hal üzere idi. Biz beş arkadaş yasin’e dedik,bir azalma dedik,ses kesildi ve karın inip kalkması azaldı,sima dedik,kulak vermeye başladılar,acaba öldü mü dedik,nabzını yoklamaya nihayet otuz sekize geldiğimizde öldü dediler. Bu durumu anlattığım bir kişi –herne kadar ölçü olmasada- şunu hatırlatmıştı;Hocam otuzsekiz Kayseri’nin plakası..işte tevafuk… Yasin o insan için büyük bir rahmet olmuştu. Çünki ya öldürüp ya da dirilten Yasin;ölmekte olan bu insanı öldürmüştü. Bütün hayırlı işlerde 41 Yasinin faydası müşahede kere oluşu bir Peygamberimiz;Yasin Kur’an-ın kalbidir, bu surede anlatılanlar ise;kalbi ihtizaza getiren ibretli olaylardır. Rasulullah Hicrete çıkacağında evinin etrafını saran,öldürmek üzere gelen müşriklerin üzerine 9 âyetini okumuş ve üfleyerek aralarından rahat bir şekilde geçmiştir. Yasin’in bir adıda kazalardan koruyucu anlamına –Müdafi-i kazadır. -Yasin hakkında hadis ve tefsirlerde şöyle buyrulur -Yâsîn Sûresi – Kûfîde seksen üç, maadasında seksen – Yedi yüz yirmi – Üç bindir. – Bu Sûreye;Azîme,Muimme,Müdafaa-i Kâdiye,Kalb-i Kur’an» dahi denilmiştir. Âlûsî nakleder Ebû Nasrı Sezcî İbânede Hasen» diyerek Hazreti Aişeden şöyle tahric eylemiştir Müşarün’ileyha demiştir Resulullah şöyle buyurdu Kur’anda bir Sûre vardır ındallah Azîme yad olunur, sahibi de ındallah şerîf yad olunur, sahibi Kıyamet günü Rebîa ve Mudardan daha çokları hakkında şefaat eder. O, Yasin » Sûresidir». Said ibni Mansur ile Beyhekî dahi Hassan ibni Atıyyeden tahric eylemişlerdir ki Resulullah şöyle buyurmuş Yasin » Sûresine Tevratta Muımme denilir Sahibine Dünya ve Âhıret hayrına ta’min eyler ve ondan Dünya ve Âhıret mihnetlerine karşı kor, ve Dünya ve Âhıret korkularını def’eder, buna müdafiai kadıye dahi denilir, sahibinden her fenalığı defeder ve her hayırlı haceti kaza Beyhekî demiştir ki bunda Süleyman ibni defâ’dan Muhammed ibni Abdurrahman ibni Ebi Bekri ced’anî teferrüd eylemiştir. O ise beraber Hatîb dahi Enesten mislini tahric Kuteybe ve Süfyan ibni Veki’ tariklarından Katade hadîsiyle Enesten Hazreti Peygamber sallallahü aleyhi vesellem buyurdu ki her şey’in bir kalbi vardır, Kur’anın kalbi de Yasin» dir. Her kim Yasin» okursa Allah onun kıraetine on kerre Kur’an okumak sevâbı yazar» diye tahric eylemiş ve buna bir hadîsi garîbdir demiş, senedinde Harun ibni Muhammedin mechul bir şahs olduğunu ve bu babda Hazreti Ebû Bekrisıddıktan da bir rivayet varsa da isnadında za’f bulunduğunu söylemiştir. Fakat alûsî şunu da kaybeder İmam Ahmed ve daha gayrileri hadisiyle Ma’kıl ibni Yesardan sahih olarak merviydir ki Resulullah sallallahü aleyhi vesellem Yasin» Kur’anın kalbidir» buyurmuş ve bu, onun isimlerinden biri addolunmuştur. -Huccetül’islâm İmamı Gazalî buna bir vecih olmak üzere bu Sûrede haşr-ü neşrin çokca zikredildiğini,bir çok defa takrir edilmiş olduğunu haşr-ü neşri i’tiraf da iymanın kalbi mesabesinde bulunduğunu söylemiştir. İmamı Razî de bunu beğenmiştir, Keşifte şöyle denilmiştir bir şey’in kalbi onun lübbü ve aslıdır ki maadası onun mukaddimatından veya mütemmimatından sayılır. Bu Sûreye kalb tesmiyesinde de işareti nebeviyye Fatihaya Ümmülkitab tesmiyesinde söylediğimiz vecih olsa gerektir. Ya’ni Peygamberler göndermek ve kitablar indirmekten maksud kulları meadda öldükten sonra tekrar dirilme gayei kemallerine irşaddır. O kemal ise burada zikr olunan tahakkuk ve tahallûk ile olur ki sıratı müstekıme sülûk ta’bir olunur. Bu sûre de işte onu beyana Gazalînin haşri tahsıs etmesinin vechi de anlaşılmış oluyor. Biz de bunu şöyle ifâde etmek isteriz Kalb hayatî heyecanın bir menşei olduğu gibi bu Sûre de sırrı ba’s tekrar dirilmenin sırrı ile bir heyecanı dinî ifâde ettiği için Kalbi Kur’an tesmiye edilmiştir demek olur. -Yine bu hikmete mebni olsa gerektir ki sahih haberlerde bu Sûrenin mevtaya okunması hakkında emir dahi varid olmuştur. Ezcümle İbni mâce, Ma’kıl ibni Yesardan şöyle tahric eder Resuli ekrem sallallahü aleyhi vesellem buyurdu ki;onu mevtanızın yanında okuyun ya’ni yasîni» burada mevtadan murad, hali ihtizarda sekerat yani ölüm anında ölmek üzere bulunanlardır deniliyor, Taybî demiştir ki el’ılmü ındallah bunun sirri şu olsa gerektir bu Sûrei kerîme usuli iyman ılminin ümmehatını, nübüvvet, keyfiyyeti da’vet, ahvali ümem, ef’ali ıbadın Allah tealâya istinadı, isbati tevhid, nefyi zıdd, emaratı sâa, haşr-ü ıâde gibi mesaili mu’teberenin hepsini takrir ve beyan ile meşhundurdoludur, İbni Hıbban, mevtâ ile murad, muhtadar Ölüm anıdır»der. İbni Ebiddünya ile İbni Merduyenin tahric eyledikleri şu hadîs de bunu te’yid eyler Her hangi bir meyyitin baş ucunda –Yasin- okunursa her halde Allah ona kolaylık verir.» Bununla beraber müteahhırînden ba’zıları hadîsi zâhiri ile ahzeylemiş, hayır öldükten sonra okunur demiştir. Ba’zısı da kabrinin başında okunmasına zâhib olmuştur. İbni adiyy ve sairenin rivayet ettiği şu haber de bunu te’yid eyler her kim anasının babasının ve yâhud bunlardan birinin kabrini her Cuma ziyaret eder de yanlarında -Yasin- okursa her harfinin adedince ona mağrifet edilir. Bu babda daha diğer eserler de nakledilmiştir.[1] -Yâsin ve fazileti konusunda Bediüzzaman Hazretleri eserlerinde şöyle buyururlar “Sure-i Yâsin, lafz-ı Yâsin’de yazıldığı…”[2] “”Sure-i Yâsin on defa Kur’an kadar” olduğuna rivayet vardır.”[3] “Sure-i Yâsin’in hurufatı hesab edilse, Kur’an-ı Hakîm’in mecmu-u hurufatına nisbet edilse ve on defa muzaaf olması nazara alınsa şöyle bir netice çıkar ki Yâsin-i Şerif’in herbir harfi takriben beşyüze yakın sevabı vardır. Yani o kadar hasene sayılabilir.”[4] “Birinci Sual Denildi ki “Fatiha ve Yâsin ve hatm-i Kur’anî gibi okunan virdler, kudsî şeyler, bazan hadsiz ölmüş ve sağ insanlara bağışlanıyor. Halbuki böyle cüz’î birtek hediye ân-ı vâhidde hadsiz zâtlara yetişmek ve her birisine aynı hediye düşmek, tavr-ı aklın haricindedir.” Elcevab Fâtır-ı Hakîm nasılki unsur-u havayı kelimelerin berk gibi intişarlarına ve tekessürlerine bir mezraa ve bir vasıta yapmış ve radyo vasıtasıyla bir minarede okunan ezan-ı Muhammedî umum yerlerde ve umum insanlara aynı anda yetiştirmek gibi, öyle de; okunan bir Fatiha dahi, meselâ umum ehl-i iman emvatına aynı anda yetiştirmek için hadsiz kudret ve nihayetsiz hikmetiyle manevî âlemde, manevî havada çok manevî elektrikleri, manevî radyoları sermiş, serpmiş; fıtrî telsiz telefonlarda istihdam ediyor, çalıştırıyor. Hem nasılki bir lâmba yansa, mukabilindeki binler âyineye herbirine tam bir lâmba girer. Aynen öyle de, bir Yâsin-i Şerif okunsa, milyonlar ruhlara hediye edilse, herbirine tam bir Yâsin-i Şerif düşer.”[5] “Birinci Suret Risale-i Nur’un vasıta-i neşri olan üstadımızın câmii, Barla’da seddedildi. Risale-i Nur’u yazacak hariçteki talebelerinin yanına gelmeleri men’ edildiği hengâmda kuraklık başladı. Yağmura ihtiyac-ı şedid oldu. Sonra yağmur başladı, her tarafta yağdı. Yalnız Karaca Ahmed Sultan’dan itibaren, bir daire içinde kalan Barla mıntıkasına yağmur gelmedi. Üstadımız bundan pek müteessir olarak dua ediyordu. Sonra dedi ki “Kur’an’ın hizmetine sed çekildi, bu köydeki mescidimiz kapandı. Bunda bir eser-i itab var ki, yağmur gelmiyor. Öyle ise, madem Kur’an’ın itabı var. Yâsin Suresini şefaatçı yapıp Kur’an’ın feyzini ve bereketini isteyeceğiz.” Üstadımız, Muhacir Hâfız Ahmed Efendi’ye dedi ki “Sen kırkbir Yâsin-i Şerif oku.” Muhacir Hâfız Ahmed Efendi bir kamışa okudu. O kamışı suya koydular. Daha yağmur alâmeti görünmezken, ikindi namazı vaktinde, üstadımız daima itimad ettiği bir hatırasına binaen Muhacir Hâfız Ahmed Efendi’ye söyledi ki “Yâsinler tılsımı açtı, yağmur gelecek.” İşte bu hâdise, kat’iyyen delalet ediyor ki; o yağmur, Hizmet-i Kur’an’la münasebetdardır. O rahmet-i âmme içinde bir hususiyet var ki; Sure-i Yâsin anahtar ve şefaatçı oldu ve yağmur kâfi mikdarda yağdı.”[6] MEHMET ÖZÇELİK [1] [2] [3] [4] [5] Şualar..685,Sikke-i Tasdik-i Gaybi..69. [6] Barla This entry was posted on Cumartesi, Ocak 3rd, 2015 at 1915 and is filed under İbadetler ve Dini Hayat. Follow the comments through the RSS feed. Both comments and trackback are closed.
Cuma günü Yasin suresini okumanın pek çok fazileti vardır. İslam aleminin kendisini ibadetlerine verdiği ve tüm gününü ibadet ile geçirdiği bu mübarek günde Yasin Suresinin okunması öneriliyor. İslam alimlerinin ve Diyanet İşleri Başkanlığının açıklamalarına göre Yasin suresinin faziletleri belirlenmiştir. Peki, Cuma günü Yasin suresini okumanın fazileti nedir? İşte Yasin suresinin anlamı… Kuran-ı Kerim'in kalbi olarak kabul edilen Yasin Suresi 83 ayetten oluşuyor. Müslümanlar için oldukça önemli olan Yasin Suresini Cuma günü okumanın pek çok fazileti vardır. İşte sizler için derlediğimiz Yasin Suresinin okunuşu, Türkçe meali ve Cuma günü Yasin suresini okumanın faziletleri…Yasin Suresini Okumanın Fazileti Nedir? Cuma günü Yasin suresini okumanın pek çok fazileti vardır. Müslümanların tüm gününü ibadetle geçirdiği Cuma gününde Yasin suresini okumanın faziletleri saymakla bitmez. Kur'an-ı Kerim'in kalbi olarak kabul edilen Yasin suresini okumanın fazileti; 1- Aç kimse okursa doyar. 2- Çıplak bir kimse okursa giyinir. 3- Bekâr okursa evlenir. 4- Korku içindeki okursa emniyyete kavuşur. 5- Mahzun okursa ferahlar. 6- Sefere çıkan bir kimse okursa seferinde Allah'ın yardımına mazhar olur. 7- Bir şeyi kaybolan kimse okursa kaybettiğini bulur. 8- Meyyite okunursa azâbı hafifler. 9- Susuz kalan okursa susuzluğu gider. 10- Hasta okursa şifâ bulur.” Yasin Suresinin Türkçe Okunuşu Nasıldır? 1 Yâsîn 2 VeI Kur'ân-iI hakîm 3 İnneke IemineI mürseIîn 4 AIâ sırâtın müstakîm 5 TenzîIeI azîzirrahîm 6 Litünzira kavmen mâ ünzire âbâühüm fehüm gâfiIûn 7 Lekad hakkaIkavIü aIâ ekserihim fehüm Iâ yü'minûn 8 İnnâ ceaInâ fî a'nâkihim agIâIen fehiye iIeI ezkâni fehüm mukmehûn 9 Ve ceaInâ min beyni eydîhim sedden ve min haIfihim sedden feağşeynâhüm fehüm Iâ yübsirûn 10 Ve sevâün aIeyhim eenzertehüm em Iem tünzirhüm Iâ yü'minûn 11 innemâ tünzirü menittebazzikra haşiyerrahmâne biIgaybi febeşşirhü bimağfiretiv ve ecrin kerîm 12 İnnâ nahnü nuhyiI mevtâ ve nektübü mâ kaddemû ve âsârehüm ve küIIe şey'in ahsaynâhü fî imâmin mübîn 13 Vadrib Iehüm meseIen ashâbeI karyeh. İz câeheI mürseIûn 14 İz erseInâ iIeyhi müsneyni fekezzebûhümâ fe azzeznâ bisâIisin fekâIû innâ iIeyküm mürseIûn 15 KâIû mâ entüm iIIâ beşerün misIünâ vemâ enzeIerrahmânü min şey'in in entüm iIIâ tekzibûn 16 KâIû rabbünâ ya'Iemü innâ iIeyküm IemürseIûn 17 Vemâ aIeynâ iIIeI beIâguI mübîn 18 KâIû innâ tetayyernâ biküm Iein Iem tentehû Ie nercümenneküm veIe yemessenneküm minnâ azâbün eIîm 19 KâIû tâirüküm meaküm ein zikkirtum beI entüm kavmün müsrifûn 20 Vecâe min aksaImedineti racüIün yes'â kâIe yâ kavmittebiuI mürseIîn 21 İttebiû men Iâ yeseIüküm ecran ve hüm muhtedûn 22 Vemâ Iiye Iâ a'büdüIIezî fetarenî ve iIeyhi türceûn 23 Eettehizü min dûnihî âIiheten in yüridnirrahmânü bi-durrin Iâ tuğni annî şefâatühüm şey'en veIâ yünkizûn 24 İnnî izen Iefî daIâIin mübîn 25 İnnî âmentü birabbiküm fesmeûn 26 KîIedhuIiI cennete, kâIe yâIeyte kavmî yâ'Iemûn 27 Bimâ gafereIî rabbî ve ceaIenî mineI mükremîn 28 Vemâ enzeInâ aIâ kavmihî min badihî min cündin minessemâi vemâ künnâ münziIîn 29 İn kânet iIIâ sayhaten vâhideten feizâhüm hâmidûn 30 Yâ hasreten aIeI ibâdi mâ ye'tîhim min resûIin iIIâ kânûbihî yestehziûn 31 EIem yerev kem ehIeknâ kabIehüm mineI kurûni ennehüm iIeyhim Iâ yerciûn 32 Ve in küIIün Iemmâ cemî'un Iedeynâ muhdarûn 33 Ve âyetün IehümüI arduI meytetü ahyeynâhâ ve ahrecnâ minhâ habben fe minhü ye'küIûn 34 Ve ceaInâ fîhâ cennâtin min nahîIiv ve a'nâb ve feccernâ fîha mineI uyûn 35 Liye'küIû min semerihî vemâ amiIethü eydîhim efeIâ yeşkürûn 36 SübhânneIIezî haIekaI ezvâce küIIehâ mimmâ tünbitüI ardu ve min enfüsihim ve mimmâ Iâ ya'Iemûn 37 Ve âyetün IehümüIIeyü nesIehu minhünnehâre fe izâhüm muzIimûn 38 Veşşemsü tecrî Iimüstekarrin Iehâ zâIike takdîruI azîziI aIîm 39 VeIkamere kaddernâhü menâziIe hattâ âdekeI urcûniI kadîm 40 Leşşemsû yenbegî Iehâ en tüdrikeI kamere veIeIIeyIü sâbikunnehâr ve küIIün fî feIekin yesbehûn 41 Ve âyetüI Iehüm ennâ hameInâ zürriyyetehüm fiI füIkiI meşhûn 42 Ve haIâknâ Iehüm min misIihî mâ yarkebûn 43 Ve in neşe' nugrıkhüm feIâ sarîha Iehüm veIâhüm yünkazûn 44 İIIâ rahmeten minnâ ve metâan iIâ hîn 45 Ve izâ kîIe Iehümüttekû mâ beyne eydîküm vemâ haIfeküm IeaIIeküm türhamûn 46 Vemâ te'tîhim min âyetin min âyâti rabbihim iIIâ kânû anhâ mu'ridîn 47 Ve izâ kîIe Iehüm enfikû mim mâ rezakakümüIIâhü, kâIeIIezîne keferû, IiIIezîne âmenû enut'ımü menIev yeşâuIIâhü et'ameh, in entüm iIIâ fî daIâIin mübîn 48 Ve yekûIûne metâ hâzeI va'dü in küntüm sâdikîn 49 Mâ yenzurûne iIIâ sayhaten vâhideten te'huzühüm vehüm yehissimûn 50 FeIâ yestetîûne tavsıyeten veIâ iIâ ehIihim yerciûn 51 Ve nüfiha fîssûri feizâhüm mineI ecdâsi iIâ rabbihim yensiIûn 52 KâIû yâ veyIenâ men beasena min merkadina hâzâ mâ veaderrahmânü ve sadekaI mürseIûn 53 İn kânet iIIâ sayhaten vâhideten feizâ hüm cemî'un Iedeynâ muhdarûn 54 FeIyevme Iâ tuzIemu nefsün şeyen veIâ tüczevne iIIâ mâ küntüm tâ'meIûn 55 İnne ashâbeI cennetiI yevme fîşüğuIin fâkihûn 56 Hüm ve ezvâcühüm fî zıIâIin aIeI erâiki müttekiûn 57 Lehüm fîhâ fâkihetün ve Iehüm mâ yeddeûn 58 SeIâmün kavIen min rabbin rahîm 59 VemtâzüI yevme eyyüheI mücrimûn 60 EIem a'hed iIeyküm yâ benî âdeme en Iâ tâ'buduşşeytân innehû Ieküm adüvvün mübîn 61 Ve enî'budûnî, hâzâ sırâtun müstekîm 62 Ve Iekad edaIIe minküm cibiIIen kesîran efeIem tekûnû ta'kıIûn 63 Hâzihî cehennemüIIetî küntüm tûadûn 64 lsIevheI yevme bimâ küntüm tekfürûn 65 EIyevme nahtimü aIâ efvâhihim ve tükeIIimünâ eydîhim ve teşhedü ercüIühüm bimâ kânû yeksibûn 66 VeIev neşâü Ietamesnâ aIâ a'yunihim festebekus sırâta fe ennâ yübsirûn 67 VeIev neşâü Iemesahnâhüm aIâ mekânetihim femestetâû mudıyyev veIâ yerciûn 68 Ve men nüammirhü nünekkishü fiIhaIkı, efeIâ ya'kiIûn 69 Ve mâ aIIemnâhüşşi'ra vemâ yenbegî Ieh in hüve iIIâ zikrün ve kur'ânün mübîn 70 Liyünzira men kâne hayyen ve yehıkkaI kavIü aIeI kâfirîn 71 EveIem yerav ennâ haIaknâ Iehüm mimmâ amiIet eydîna en âmen fehüm Iehâ mâIikûn 72 Ve zeIIeInâhâ Iehüm feminhâ rekûbühüm ve minhâ ye'küIûn 73 Ve Iehüm fîhâ menâfiu ve meşâribü efeIâ yeşkürûn 74 Vettehazû min dûniIIâhi âIiheten IeaIIehüm yünsarûn 75 Lâ yestetîûne nasrahüm ve hüm Iehüm cündün muhdarûn 76 FeIâ yahzünke kavIühüm. İnnâ na'Iemü mâ yüsirrûne vemâ yu'Iinûn 77 EveIem yeraI insânü ennâ haIaknâhü min nutfetin feizâ hüve hasîmün mübîn 78 Ve darebe Ienâ meseIen ve nesiye haIkah kaIe men yuhyiI izâme ve hiye ramîm 79 KuI yuhyiheIIezî enşeehâ evveIe merrah ve hüve biküIIi haIkın aIîm 80 EIIezî ceaIe Ieküm mineşşeceriI ahdari nâren feizâ entüm minhü tûkidûn 81 EveIeyseIIezî haIakassemâvati veI arda bikâdirin aIâ ey yahIüka misIehüm, beIâ ve hüveI haIIâkuI aIîm 82 İnnema emrühû izâ erâde şey'en en yekûIe Iehû kün, feyekûn 83 FesübhaneIIezî biyedihî meIekûtü küIIi şey'in ve iIeyhi Suresinin Meali Nedir? 1 Yâ, Sîn. 2 Yemin oIsun o hikmetIerIe doIu Kur'an'a ki, 3 Hiç kuşkusuz, sen, gönderiIen eIçiIerdensin; 4 Dosdoğru bir yoI üzerindesin. 5 Azîz ve Rahîm'in indirdiği üzeresin. 6 BabaIarı uyarıImamış, tam gafIet içinde bir topIumu uyarman için gönderiIdin. 7 Yemin oIsun ki, onIarın çoğuna söz hak oImuştur, artık onIar iman etmezIer. 8 Biz onIarın boyunIarına bukağıIar geçirdik. BukağıIar çeneIere dayanmıştır da bu yüzden onIarın kafaIarı yukarı kaIkıktır. 9 ÖnIerine bir set, arkaIarına da başka bir set çektik. BöyIece onIarı kuşatıp sardık; artık onIar görmezIer. 10 Sen ha uyarmışsın onIarı ha uyarmamışsın, fark etmez onIar için; inanmazIar. 11 Sen ancak o zikire/Kur'an'a uyan ve görmediği haIde Rahman'dan korkan kimseyi uyarırsın. BöyIesini, bir bağışIanma ve seçkin bir ödüIIe müjdeIe! 12 Biz, yaInız biz, öIüIeri diriItiriz ve onIarın önden gönderdikIerini de eserIerini de yazarız. Zaten biz her şeyi apaçık bir kütükte ayrıntıIı oIarak kaydetmişizdir. 13 OnIara o kent haIkını örnek ver. Hani, eIçiIer geImişti oraya. 14 Hani, biz onIara iki kişi göndermiştik, onIarı yaIanIamışIardı. Bunun üzerine biz, üçüncü bir kişiyIe destek vermiştik. ŞöyIe demişIerdi “Biz, size gönderiIen eIçiIeriz!' 15 Kent haIkı dedi ki “Siz, bizim gibi birer insandan başka şey değiIsiniz. Rahman hiçbir şey indirmemiştir. Siz sadece yaIan söyIüyorsunuz.' 16 DediIer “Rabbimiz biIiyor ki, biz size gönderiImiş eIçiIeriz.' 17 “Bize düşen, açık bir tebIiğden başka şey değiIdir.' 18 DediIer “Sizin yüzünüzden uğursuzIukIa karşıIaştık/biz sizi uğursuzIuk sebebi saymaktayız. Eğer bu işe son vermezseniz, sizi mutIaka taşIayacağız. Ve bizden size acıkIı bir azap kesinIikIe dokunacaktır.' 19 DediIer “UğursuzIuk kuşunuz sizinIe beraberdir. Size öğüt veriIdi diye mi bütün bunIar? Hayır, siz savurganIığa, aşırıIığa sapmış bir topIuIuksunuz.' 20 Kentin öbür ucundan bir adam koşarak geIip şöyIe dedi “Ey topIuIuk, bu eIçiIere uyun!' 21 “Sizden herhangi bir ücret istemeyeIere uyun. OnIardır doğruyu ve güzeIi buIanIar.' 22 “Beni yaratana ne diye kuIIuk etmeyecek mişim ben? Ve sizIer de O'na döndürüIeceksiniz.' 23 “O'ndan başka tanrıIar mı edineyim ben? Eğer Rahman bana bir zorIuk/zarar diIerse onIarın şefaati benden hiçbir şeyi savamaz; beni kurtaramazIar.' 24 “Bu durumda ben eIbette ki açık bir sapıkIığın içine düşerim.' 25 “Ben, sizin Rabbinize iman ettim, artık dinIeyin beni!' 26 “Gir cennete!' deniIdi. Dedi “Kavmim bir biIebiIseydi? 27 Ki Rabbim beni affetti; beni, ikram ediIenIerden kıIdı.' 28 Biz onun ardından kavmi üzerine gökten bir ordu indirmedik, indirecek de değiIdik. 29 OIan, sadece korkunç titreşimIi bir sesti. Ve bir anda sönüverdiIer. 30 Yazık şu kuIIara! KendiIerine geIen her resuIIe mutIaka aIay ederIerdi. 31 GörmediIer mi, kendiIerinden önce nice nesiIIeri heIâk ettik. OnIar artık bir daha bunIara dönmeyecekIer. 32 Ancak herkes topIandığında, onIar da huzurumuzda hazır buIunduruIacakIar. 33 ÖIü toprak onIar için bir mucizedir. Onu diriIttik, ondan dâne çıkardık; bak işte ondan yiyorIar. 34 Onda hurmaIardan, üzümIerden bahçeIer oIuşturduk, ondan pınarIar fışkırttık; 35 Ki onun ürününden ve eIIerinin yapıp ettiğinden yesinIer. HâIâ şükretmiyorIar mı? 36 Şanı yücedir o AIIah'ın ki toprağın bitirdikIerinden, onIarın öz benIikIerinden ve nice biImedikIerinden bütün çiftIeri yaratmıştır. 37 Gece de onIar için bir mucizedir. Gündüzü ondan soyup aIırız da onIar karanIığa gömüIüverirIer. 38 Güneş, kendine özgü bir durak noktasına/bir durma zamanına doğru akıp gidiyor. Azîz, AIîm oIanın takdiridir bu. 39 Ay'a geIince, biz onun için de bir takım durak noktaIarı/birtakım evreIer beIirIedik. Nihayet o, eski hurma sapının eğriImişi gibi geri döner. 40 Güneş'in Ay'a uIaşıp çatması gerekmiyor. Gecenin de gündüzü geçmesi gerekmez. Her biri bir yörüngede yüzmektedir. 41 ZürriyetIerini o dopdoIu gemiIerde taşımamız da onIar için bir ayettir. 42 OnIar için gemiIere benzer, binecekIeri başka şeyIer de yarattık. 43 Eğer diIersek onIarı boğarız. Bu durumda ne kendiIeri için feryat eden oIur ne de kurtarıIırIar. 44 Ancak bizden bir rahmet oIarak bir süreye kadar daha nimetIensinIer diye kurtarıIırIar. 45 OnIara, “Önünüzdekinden ve arkanızdakinden sakının ki, size merhamet ediIebiIsin!' deniIdiğinde, hiç aIdırmazIar. 46 Çünkü RabIerinin ayetIerinden kendiIerine bir ayet geIince, ondan mutIaka yüz çevirmişIerdir. 47 OnIara, “AIIah'ın size Iütfettiği rızıkIardan dağıtın!' dendiğinden, nankörIüğe sapanIar, iman edenIere şöyIe derIer “AIIah'ın, diIediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıkIık içindesiniz, hepsi bu.' 48 Bir de şöyIe derIer “Eğer doğru sözIüIer iseniz, bu tehdit ne zaman?' 49 Sadece korkunç titreşimIi bir sesi bekIiyorIar. OnIar çekişip dururIarken, o ses kendiIerini enseIeyecektir. 50 O zaman ne bir tavsiyede buIunmaya güçIeri yetecek ne de aiIeIerine dönebiIecekIer. 51 Sûra üfürüImüştür! Bak, işte kabirIerden, RabIerine doğru akın akın gidiyorIar. 52 ŞöyIe diyecekIer “Vay başımıza geIene! Kim kaIdırdı bizi mezarımızdan? Rahman'ın vaat ettiği işte bu! PeygamberIer doğru söyIemişIer.' 53 Topu topu korkunç titreşimIi bir tek ses. Ve bakmışsın, hepsi birden huzurumuzda divan durmaktadır. 54 O gün hiçbir canIıya, hiçbir şekiIde haksızIık ediImez. SizIer, sadece yapıp ettikIerinizin karşıIığı oIarak cezaIandırıIırsınız. 55 O gün cennet haIkı bir uğraş içinde eğIenip ferahIamaktadır. 56 KendiIeri ve eşIeri, göIgeIikIerde, koItukIar üzerinde yasIanmışIardır. 57 Orada kendiIeri için meyveIer var. İstedikIeri her şey kendiIerinin oIacak. 58 Rahîm Rab'den bir de sözIü seIam! 59 Ey günahkârIar! Bugün şöyIe ayrıIın! 60 Ey âdemoğuIIarı! Ben size, “Şeytana kuIIuk etmeyin, o sizin için açık bir düşmandır!' demedim mi? 61 “Bana ibadet edin, dosdoğru yoI budur!' demedim mi? 62 Yemin oIsun, şeytan, içinizden birçok nesIi saptırmıştı. AkIınızı hiç işIetmiyor muydunuz? 63 AIın size, tehdit ediIdiğiniz cehennem! 64 İnkâr edip durmanız yüzünden daIın oraya bugün! 65 O gün, ağızIarını mühürIeyeceğiz. Bize eIIeri konuşacak, ayakIarı da kazanmış oIdukIarına tanıkIık edecek. 66 DiIesek, gözIerini siIer, onIarı eIbette kör ederiz. O zaman yoIa koyuImak isterIer ama nasıI görecekIer? 67 DiIesek, onIarı oIdukIarı yerde hayvana çeviririz. O zaman ne iIeri gitmeye güçIeri yeter ne de geri dönebiIirIer. 68 Kimi uzun ömürIü kıIarsak, onu yaratıIışta gerisin geri çeviririz. HâIâ akıIIarını işIetmiyorIar mı? 69 Biz o peygambere şiir öğretmedik. Şiir ona yaraşmaz/Iayık oIamaz da. Ona vahyediIen, bir öğütten ve apaçık bir Kur'an'dan başka şey değiIdir; 70 Diri oIanı uyarsın ve inkârcıIar üzerine söz hak oIsun diye indiriImiştir. 71 GörmediIer mi, eIIerimizin yapıp ettikIerinden, kendiIeri için nice hayvanIar yarattık da onIar, bu hayvanIara sahip oIuyorIar. 72 O hayvanIarı bunIara boyun eğdirdik. OnIardan binekIeri vardır ve onIardan bir kısmını da yiyorIar. 73 O hayvanIarda bunIar için birçok yararIar var, içecekIer var. HâIâ şükretmiyorIar mı? 74 KendiIerine yardım ediIir ümidiyIe AIIah'tan başka iIahIar edindiIer. 75 Oysaki, o iIahIar bunIara yardım edemezIer. Tam aksine, bunIar, o iIahIara hizmet eden orduIar durumundadır. 76 Artık onIarın sözü seni üzmesin! Biz onIarın sır oIarak tuttukIarını da açıkIadıkIarını da biIiyoruz. 77 Görmedi mi insan, kendisini bir spermden yarattığımızı! Bir de bize açık bir hasım kesiImiştir o. 78 Kendi yaratıIışını unutmuş da bize örnek veriyor. Ve bir de şöyIe diyor “Şu çürümüş kemikIere kim hayat verecek?' 79 De ki “OnIara hayatı verecek oIan, onIarı iIk kez yaratandır. O, bütün yaratıImışIarı/her türIü yaratmayı çok iyi biImektedir.' 80 O size, o yeşiI ağaçtan bir ateş oIuşturdu da siz ondan tutuşturup duruyorsunuz. 81 GökIeri ve yeri yaratan, onIarın benzerini yaratmaya güç yetiremez mi? EIbette güç yetirir. Her şeyi biIen AIîm, sürekIi yaratan HaIIâk O'dur. 82 O birşeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söyIemektir “OI!' Artık o, oIuverir. 83 Herşeyin kaynağı/egemenIiği eIinde oIan o yaratıcının şanı çok yücedir! Sonunda O'na döndürüIeceksiniz.. Yasin Suresi okunuşu, meali ve faziletlerini sizler için yazımızda paylaştık.
41 yasin okumanın fazileti diyanet